DİN VE SAĞLIK AÇISINDAN SİGARININ SAKINCALARI

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salâtü Selâm, Resûlullah’ın, Ehlinin, Sahabesinin ve de kıyamete kadar, onları dost edinenlerin üzerine olsun.

Müslüman toplumlar maalesef bir çok hastalıklara maruz kalmış, sahih islam akidesinden uzaklaşmayla baş gösteren gevşeklik kendini haramların mubahlar gibi yayılmasında da etkisini göstermiştir. Bunlardan biri, belki de en önemlilerinden biri de genel olarak toplumu, özellikle de gençliği tehdit eden uyuşturucu ve sigara bağımlılığıdır. Uluslararası Yahûdi siyonizm ağı sinsi emelleri uğruna; inançtan yoksun bir toplum oluşturabilmek için, eline geçirdiği medya, eğitim ve siyaset kurumlarını kullanarak Müslüman gençliğin yıkımı için büyük yatırımlar yapmaktadırlar, ×Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah da bozguncuları sevmezØ (Mâide, 64). Böylece Müslümanların izzet ve üstünlük namına bir şeye sahip olmamalarını tasarlamaktadırlar. Ancak onlar hain emellerini sinsice yayarlarken Allah’ın da bir tuzağı olduğunu hesaba katmıyorlar elbette,

×...Onlar tuzak kurarlarken, Allah da onlara tuzak kuruyordu. Çünkü Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdırØ (Enfâl, 30).

İşte bu risalemizde artık çığırından çıkan ve bir mubah (!) haline gelen sigaranın; dini ve de sıhhi açıdan mahzurlarına değineceğiz inşâ’allah. Ümidimiz kardeşlerimizin bunu nasihat bâbından kabul edip önemsenmeyecek ölçüde bir problem haline gelen bu illete karşı gerekeni yapmalarıdır. Şüphesiz tevfik Allah’tandır.

*Kısaca, sigara;

4Yaklaşık m.1492 yılında bazı denizcilerin Amerika’yı keşfetmeleriyle bulunan tütünün, İslam topraklarındaki ilk varlığı da hicri onuncu asrın sonlarında muvafıktır. Nitekim bunun ilk ithalcileri de Hıristiyanlar olmuştur.

4Sigara başlıca; zehirli kurşun oksid (PbO3), kanser yapan maddeler, nikotin ve katran gibi haşereleri yok etmede kullanılan bazı maddeler, alkol vs. içermektedir.

4Bedene; kanser, ağız, dudak, dil ve bademcik hastalıkları, sindirim, solunum ve sinir sistemi, idrar yolları ve tenâsül sistemi üzerine olumsuz etkiler gibi birçok zararı olup değişik hastalıklara sebebiyet vermekle beraber ekonomik zararlara da hâizdir. Bazı zamanlar yangınlara yol açar, çevre kirliliği ve ümmetin zararına mâl olacak pek çok müsibete yol açmaktadır.

İslâm Açısından Sigaranın Tahrimi

Kitap ve Süıınet’terı Deliller

Sigara Resûlullah (S.A.V.) Zamanında yoktu. Ancak, kıyâmete kadar her zaman ve me’kâna hitap etmesi özelliği itibariyle İslamda birçok ayrıntıyı kapsayan genel kurallar vardır. Bu kurallar çerçevesinde dış müdahelelere karşı adeta bir kale konumunda olan me’sur ilim sahibi ulemâmız ise zamanla gündeme gelen ve gelişen olayları inceleyerek Müslümanları aydınlatmakta, böylece ümmetin felakete sürüklenmesine Allah’ın izni’yle engel olmaktadırlar. Bu genel kurallar kapsamında bulunan sigara için de geçerli olan budur ki, az sonra bir kısım delillerini zikrederek ulemânın “sigaranın tahrimi” hususundaki kıymetli tespitlerine yer vereceğiz inşâ’allah. Tevfik Allah’tandır.

Aklı selim sahibi hiçbir insan, sigaranın “temiz ve güzel” şeyler kapsamına girmediğinde şek, şüphe etmez. Şu halde sigaranın ayetteki ifadesiyle, “habis/ pis” şeyler sınıfından olduğu gayet açıktır. Habis’in; tad veya kokusunun tiksinti verdiği şey anlamına geldiği bilinmektedir. Bu da sigaranın vasıflarındandır. Gerek ulemâ gerek Tıp ehli, sigaranın “habis/ pis” şeyler kapsamına girdiği konusunda görüş birliği hasıldır.

Ayette zikri geçen aklı ermezlerden (süfehâ), malında gereği gibi tasarrufta bulunamayanlar anlaşılır. Resulullah (S.A.V.) “boş yere söz söylemek, (gereksiz) çok soru sormak ve malı zayi etmek size mekruh kılındı” buyurmuştur (Buhari, Müslim). Bir şeyin mekruh olması helalden ziyade, harama yakın olmasıdır.

Sigaranın malın zayii olduğunda da şüphe olmadığı gibi ×...gıda vermeyen, açlığı da gidermeyen...Ø (Ğıâşiye, 7) ayetindeki tabire de oldukça mutabıktır.

Sigara kişiyi kanser gibi öldürücü hastalıklara düşürmektedir.

Sigara bağımlısı bir şahıs kendisini yok edecek nedenlere sarılmakta ve nefsini birçok hastalığa hedef kılmaktadır. Alimler zehir, toprak, cam, taş ve benzeri maddelerin yenilmesinin haram olduğunu belirtmişlerdir. Çünkü bunlar sağlığa zarar vermektedir.

Resûlullah (S.A.V.) “Her kim zehir içip kendini öldürürse, cehennem ateşinde ebediyen o zehiri içecektir” buyurmuştur (Buhari, Müslim). Sigara içmek, şahsın tedriciyen intihar etmesi demektir. Öldükten sonra ölüm sebebinin sigara olduğu anlaşılan bir kimse intihar etmiş sayılır (Allah korusun). İster doğrudan ister dolaylı yollardan hızlı veya yavaş kişinin ölümüne sebep olması haramdır. Netice birdir, sigara bağımlısı birinin, kendini ölüme sürüklediğinde şüphe yoktur.

Sigaranın, kişiyi ölüme götürmediğini farz etsek bile en azından kişiyi güç ve kuvvetten düşürecek çeşitli yıpratıcı hastalıklara müptela kılar.

Ayrıca sigarayı içkiye kıyas eden alimler olmuş “çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır” diyerek sigaranın tahrimine bu delili de istişhâd etmişlerdir. İçkiye yeni başlayan birinin sarhoş olması için bir kaç damla yeterken alkolik birinin bazen bir kadeh dolusu içkiden etkilenmediği vakidir. Sigara da aynı şekilde özellikle yeni başlayanlar veya bir dönemden sonra tekrar başlayanlar, yemekten sonra içenler için sinirleri gevşetici, uyuşturucu bir özelliğe sahiptir.

Sigaranın bazı faydalı yanları olduğunu farz etsek, tahmini faydalar ile bi’l-fiil gerçekleşen zararlarını mukayese edip hangisinin daha ağır bastığına (?!) bakmamız gerekir... Ancak hakka karşı gözlerini kapayan, hakkı aramayan ve nefsinin esiri olan, sigaranın tahriminde şüphe eder. Ama önemli olan kişinin neye inandığı değil, gerçeğin ne olduğudur..

Bu illeti islam topraklarına getîrip özellikle gençler arasında yaygınlaştıranlar sömürgecilerden başkası olmamıştır. Aynı zamanda sigara ağız ve burunlarından duman çıkaran cehennem ehlinin durumunu da andırmaktadır.

Yukarıda zikredilen hiç bir delilin olmadığını farz etsek bu sefer sigaranın en azından, sakınmakla emrolunduğumuz şüpheli şeyler kapsamına girdiğini söyleyebiliriz. Buhari ve Müslim’in tahriç ettiği hadis-i şeriflerinde Resûlullah (S.A.V.) “Helal da, haram da açıktır. Bu ikisinin arasında insanların çoğunun bilmediği şüpheli, karışık şeyler vardır. Her kim bu şüpheli şeylerden sakınırsa muhakkak dinini ve ırzını korumuş olur. Ve her kim bu şüpheli alana düşerse harama girmiş olur...” buyurmaktadır.

Bilmeliyiz ki helal, temiz ve yararlı olan şeylerdir. Haram da pis, habis ve de zararlı olan şeylerdir.

Bütün bu delilleri nazarı itibara almayan nefsi hakkında Allah’tan korkmalı ve er geç tövbe etmelidir. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul eden ve Rahmeti çok olandır.

Bilinmesi gereken bir başka husus ta şudur: Sigara ilk çıktığı zamanlar ilim ehlinden bir kısmı bunun mahiyetinden habersizdi ve uyuşturucu mu, gevşetici (rehavet verici) mi olduğunu, sağlığa zarar verip vermediğini kesin bilgilerle bilmiyorlardı. Bu nedenle alimler arasında bunun haram ve tahrimen mekruh olduğu şeklinde görüş ayrılıkları belirmişti. Bazıları, etkilenenlere haram, diğer etkilenmeyenlere mubah olduğunu söylemişlerdi. Şurası şüphe götürmeyen bir husustur ki, sigaranın mekruh olduğunu söyleyen bazı alimler bugün ortaya çıktığı şekliyle sigaranın gerçeğini bilselerdi, haramlığı konusunda asla tereddüt etmezlerdi. Zira onlar dinin genel prensiplerini ve şer’i kuralları gayet iyi biliyorlardı.

Bütün bunlardan sonra yine de sigaranın haramlığına kanaat getirmeyenlere bir de şunları sormak lazım: Sigara haram olmadığına göre neden onu mescidlerde, mübârek mekanlarda içmez de her türlü dolabın dönmesine uygun yerlerde içerler?!.. Normal bir şeyse neden her yerde rahatlıkla (su içer gibi) içemezler?!.. Veya çocuklar içince kızar büyükler içince susarlar. Güzel bir şeyse çocukların suçu ne ki, onları mahrum ederler? Ve acaba neden Allah’ın temiz nimetlerinde olduğu gibi sigaraya da besmeleyle başlayıp hamd ve şükürle bitirmezler?!.. Cenab-ı Hakkın bir nimeti müyesser kıldığında O’na şükürde bulundukları gibi ellerine bir sigara geçtiğinde de şükrediyorlar mı?!..

İnsan Allah’tan korkmalıdır. Çoğu kez bazılarının önünde sigara içmekten çekinir, ona bakarlarken sigara içmekten kaygı duyar da Allah’tan sakınmaz, hayâ etmez?!., ×...Eğer (gerçek) mü’minler iseniz, korkmanız gereken yalnızca Allah’tırØ (Tevbe,13).

Son olarak bir de şunu sorabiliriz; Acaba sigara kişinin iyilikler ve kötülükler kefesinden hangisine konulacaktır?...

Evet bütün bunlar karşısında ne gibi bir sonuca varılır?

àMüslüman hesap günü gelmeden evvel kendini hesaba çekmeli, Allah’tan bunu terk etmesi için yardım dilemelidir. Kim Allah için bir şeyi terk ederse Allah ona yardımını bağışlar ona daha hayırlısını nasip eder. Sabretmelidir, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. Kim sabretmeye gayret ederse Allah da onu sabırlı kılar.

àBu konuda özellikle üzerinde durulması gereken bir diğer husus ta sigara satmak suretiyle başkalarının haram işlemesine yardımcı olmaktır. Bu durumda kişinin kendisi sigara kullanmasa bile başkalarının bu haramı işlemesine yardım etmekte nafakasını haramdan temin etmektedir. Bu konuda ki ölçü ise gayet açıktır. İnsan bir iyiliğe vesile olduğunda nasıl sevap alıyorsa, kötülüğe vesile olduğunda da aynı günaha ortak olur. Sebep olduğu herkesin günahından nasibini alır! Gerekçesi ne olursa olsun bu kötü davranışı terk etmeli, Müslüman Allah’tan korkmalı ve hatasından dönmelidir. Şüphesiz, Allah günahları bağışlayandır.

àSigara müptelâları şu duayı çokça okumaya gayret etmelidir, “Allahım, bizi sigara belasından, cehennem azabından, eziyet ve helaktan kurtar. Cismimizi ve sıhhatimizi korumayı nasip eyle. Kalplerimizi ve ağızlarımızı temiz ve nezih kıl. Akıllarımıza ve anlayışımıza istikamet bağışla. Bizi en doğru olan ahlak ve âdetlere hidayet eyle. İmanı, güzel sözü, güzel kokuyu ve güzel ameli bize sevdir. Şüphesiz sen işiten ve icâbet edensin (Amin). Allah her şeyin en doğrusunu bilendir. Ve tevfik O’ndandır.

“Sallallahu alâ Muhammedin ve alâ âlihi ve Sahbihi ecmâîn”

VE’L-HAMDÜ LİLAHİ RABBİ’L ALEMİN

Geri