ORUÇ'UN ŞARTLARI

Bir insana oruç'un farz olması için üç şart vardır:

Birincisi: İslâm (yani o insan müslüman olmalıdır. Çünkü tevhid akidesi olmadan hiçbir ibadet sahih olmaz.)

İkincisi: Akıl,

Üçüncüsü: Bülûğa ermiş olmak.(10)

İbn-i Abidin: "Şüphesiz niyet ederek gündüzün orucu bozan şeylerden kendini tutmaktan ibaret olan oruç; İslâm diyarında olsun, Dar-ı harb'te olsun, keza oruç'un farz olduğunu bilsin veya bilmesin, hayız ve nifas'tan temiz olan müslümandan tahakkuk eder... Ancak "Akıl ve bülûğ; ramazan orucunun farz olması için şarttır. Sahih olmasının şartı değildir"(11) hükmünü beyan etmektedir. Dolayısıyla; çocuklara oruç, bülûğa ermedikleri süre içerisinde farz değildir. Ancak onların; belirli bir yaştan itibaren, bu ibadete teşvik olunmaları çok önemlidir. Esasen tuttukları oruç da sahihtir.

Bir mükellefe; oruç'un edâsının farz olması için iki şart vardır: Birincisi: Sıhhatli olmak, İkincisi: Mûkim olmaktır. Yani seferi halde bulunmamak!..(12) Hanefi fukahası: "Sefer halinde olan kimseye, oruç zarar vermeyecekse tutması mendubtur. Çünkü Allahû Teâla (cc) "Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır"(13) buyurmuştur. Resûl-i Ekrem (sav)'in : "Sefer halinde iken oruç tutmak, birr (İtaat ve iyilik) değildir" hadis-i şerifi, güçlük durumuna hamledilir"(14), hükmünde müttefiktirler. Bilindiği gibi ruhsat; kulların özürlerine binaen meşrû kılınmış olan hükümleri içine alır. Muhakkak ki seferi halde bulunmak güçlükten hali olmaz. Ancak Ramazan ayında tutulan oruçla; diğer zamanlarda tutulan oruç bir değildir. Dolayısıyla "Ruhsat-ı Terfih"teki esas; azimet'le amelin meşrûiyyetini düşürmemesidir. Nitekim bu konu üzerinde daha önce durulmuştur.(15)

Oruç'un edâsının sahih olması için iki şart vardır: Birincisi: Niyyet!.. İkincisi: Hayız'dan ve Nifas'tan temiz olmak!.. Niyyet; kalbe ait olan kat'i bir azimdir. Mükellefin oruç tutacağını kalbi ile bilmesi ve azmetmesi niyyettir. Bu niyyeti dili ile söylemesi ise sünnet'tir. Nehrû'l Faik'te de böyledir.(16) Hanefi fûkahası; Ramazan ayında her günün orucu için ayrı ayrı niyyet etmenin esas olduğu hususunda ittifak etmiştir.(17) Zira her günün oruç'u başlı-başına bir ibadettir.


(10) Şeyh Nizamüddin ve Bir  heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400, C: 1, Sh: 195. 

 (11) İbn-i Abidin - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - İst: 1983, C: 4, Sh: 231.

 (12) Şeyh Nizamüddin ve bir heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 195.

 (13) El Bakara Sûresi: 184.

 (14) Molla Hüsrev - Dürerû'l Hükkam fi şerhû Gureri'l Ahkam - İst: 1307 C: 1, Sh: 209. Ayrıca İbn-i Hümam - Fethû'l Kadir - Beyrut : 1315 D. Sadr Mtb. C: 2, Sh: 79, Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 206-207, İmam-ı Merginani - El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi - Kahire: 1965, C: 1, Sh: 126. Şeyh Abdülgani - El Lübab fi şerhi'l Kitab - Beyrut: 1400, C: 1, Sh: 169-170.

 (15) Bakınız madde: 273-277 (Azimet ve Ruhsat bahsi)

 (16) Şeyh Nizamüddin ve heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400, C: 1, Sh: 195.

 (17) İbn-i Hümam - Fethû'l Kadir - Beyrut : 1315 D. Sadr Mtb. C: 2, Sh: 46-47. Ayrıca Molla Hüsrev - Dürerû'l Hükkam fi şerhû Gureri'l Ahkam - İst: 1307 C: 1, Sh: 198, Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 195.


 

Not: Bu bilgiler Yusuf KERİMOĞLU Hocanın (Emanet ve Ehliyet) adlı eserden alınmıştır. Allah kendisinden razı olsun


ORUÇ BAHSİ İNDEKSİ